Karşı taarruz gücü olmayan Ukrayna, drone’larla atılan demir dikenlerden tuvalet anında vurulan askerlere kadar antik çağdan kalma taktiklere başvuruyor. Savaş yeniden bir yıpratma savaşına dönüştü.
Ukrayna’nın savaşın başından beri uyguladığı strateji, bazı askeri uzmanlar tarafından “denial warfare” olarak adlandırılıyor.
Bunun anlamı, karşı-taarruz gücü olmayan bir ordunun mütecaviz unsurları yavaşlatabileceği, yıpratabileceği ve yorabileceği taktiklere başvurmasıdır. Ancak bu strateji, düşmanın ilerlemesini durdurmaya veya mutlak galibiyete yardımcı olmuyor.
Batı, savaşın başında destek sözü vermesine rağmen, savaş uzadıkça içeride kamuoyundan ve dışarıda Rusya’dan çekindi. Bir ileri iki geri desteği yüzünden hem savaş uzadı hem de Ukrayna zayıfladı.
Ukrayna, genç nüfusa bir şey olmasın diyerek öncelikle cepheye 27 yaş üstü askerleri göndermeyi tercih etti. Savaşın başlarında, cephede savaşan askerler arasında yaşı 50’ye yakın olanlar bile vardı. Rusların ısrarlı taarruzları ve Batı’nın kararsızlığı yüzünden, Ukrayna elde avuçta ne varsa cepheye sürmesi gerektiğini nihayet fark etti. (Güncelleme: Nisan 2024’te seferberlik yaşı 25’e indirildi.)
Rusya, savaşın ilk döneminde deyim yerindeyse rezil oldu. İlerleyen süreçte donanmasının çok sayıda gemisi vurularak devre dışı bırakıldı. Muharebe sahasında binlerce askerini ve hatta generallerini kaybetti. Yollarda kalan araçlar, lojistik ve ikmal hatlarındaki aksaklıklar, demode silahlar, Sovyet ordusundan miras kalan atalet ve hantallığı gözler önüne serdi.
Son günlerde yapılan analizlere göre, otokrat rejimi sayesinde Rusya derhal savaş ekonomisine geçti. Ürettiği tank ve top sayısı, başlıca Avrupa ülkelerinin toplamda ürettiği sayıyı bile geride bıraktı. Hapishanedekileri askere çağıran Rusya, kısa sürede yüz binlerce askeri cepheye hazır hale getirdi. Aslında, suçluların cezalarının affedilmesi karşılığında ordu saflarına katılması fikri, paralı asker şirketi Wagner’e aitti. Bu yöntemle binlerce suçluyu birer savaş makinesine çeviren Wagner’in komutanı Prigojin, Putin’le arası açılınca şüpheli şekilde öldü ancak fikri Rusya Savunma Bakanlığı tarafından başarıyla uygulanmaya devam ediyor.
Bu arada Ruslar, ele geçirdikleri her toprak parçasında hiç çıkmayacakmış gibi kök saldı ve tahkimat kurdu. Bunun amacı, Ukrayna’nın karşı taarruzunu yavaşlatmak. Olası bir karşı-taarruzda Ukrayna ordusunu, 1. Dünya Savaşı’ndakine benzeyen siper muharebeleri bekliyor. Taarruz istikametine döşenen binlerce mayın da cabası.
Sahipsiz ve çaresiz kalan Ukrayna, Amerikan askeri terminolojisinde sıklıkla kullanılan “Fieldcraft” alanında uzmanlaştı. Hayatta kalabilmek ve savaşı sürdürebilmek için eline geçen her şeyi savaşa uyarladı, yeni ve basit taktikler buldu.
Örneğin, hava kuvvetleri Rusya’nın çok gerisinde kalan Ukrayna, hava saldırılarında giderek daha fazla önem kazanan dronelara yöneldi. Rus askerlerini muharebe sahasında denk getiremeyen Ukrayna ordusu, onları en zayıf anlarında “tuvalette” vurmaya başladı ve elde ettiği başarıyla savaş makinesi Rusları bir defa daha şok etti. Tuvalet ve banyo ihtiyaçları için siperlerini terk eden Rus askerleri, beklemedikleri anda drone saldırısının hedefi oluyorlar.
Fieldcraft’a bir diğer örnek de dronelar tarafından atılan demir dikenler. Rus ilerleyişini yavaşlatmak için kullanılan ve “caltrop” adı verilen bu sivri demirler antik çağdan beri biliniyor; 2. Dünya Savaşı’nda da araçlara karşı kullanılmıştı. Ukrayna ordusu da bu demir dikenleri dronelarla hedef bölgelere bırakmaya başladı. Eski devirlerde fil, deve ve atlı birlikleri durdurmak amacıyla kullanılan demir dikenler, askeri stratejide “anti-access/area denial (erişim engelleme ve alan engelleme) silahı” olarak geçiyor. Araziye ve yollara atılan bu metallerin sivri uçları her zaman yukarı bakacak şekilde kaldığı için tekerlekli araçlara karşı önemli bir engel teşkil ediyor.
Ukrayna ordusu, deniz droneları adını verdikleri insansız botlar ile şimdiye kadar 30’a yakın Rus gemisini savaş dışı bıraktı. Füze ile kıyaslandığında oldukça düşük maliyetli olan deniz droneları, Ukrayna’nın hayati önem taşıyan tahıl ihracatı için bir koridor açmasına bile yardımcı oldu. Sea Baby ve Magura’dan sonra üretilen ve “kamikaze” tarzı saldırılarda kullanılan Mamai adlı küçük deniz droneları ile Rusya’nın limanları dahi vuruldu ve Ruslara “Savaş sizin evinize de gelebilir” mesajı verildi.
Savaşta her şeyin mübah olduğu kabul edilir. Taktik ne gerektiriyorsa onu yapan askerlerin hareketlerine saçma demek çok acımasız bir yorum olur. Ta ki ok atan asker görene kadar. Geçtiğimiz günlerde Çeçen bir savaşçının Ukrayna askerlerine ok attığı görülmüştü. Ok ve yay kullanan askerler birkaç defa da gece görüş cihazları ile tespit edilmişti. VOG-17 tarzı el bombalarının ok ve yay ile hedefe atılması “fieldcraft” kapsamında bulunan bir yöntem olup olmadığı net değil ancak bu tür yüksek tahrip gücü olan bombalar normalde kendi fırlatıcısı (grenade launcher) ile hedefe atılıyor.
Ukrayna ordusunun savaş taktiklerini “drone warfare” olarak da adlandıran uzmanlar da var. Yeni taktiklere başvurulan Ukrayna-Rusya Savaşı, “maalesef” savaş sanatının ve askeri literatürün güncellenmesine katkı sağlıyor.
Kaynaklar
- washingtonpost.com washingtonpost.com
- washingtonpost.com washingtonpost.com
- essanews.com essanews.com
- warontherocks.com warontherocks.com
- forbes.com forbes.com
- businessinsider.com businessinsider.com
- pravda.com.ua pravda.com.ua
- hisutton.com hisutton.com
- medium.com medium.com
- forbes.com forbes.com
- armyrecognition.com armyrecognition.com
Ayda bir · ücretsiz
Ayın Pusulası
Ayda bir, Avrupa’nın güvenlik ve göç gündeminden 5 madde ve ayın PUGAT yazıları e-postanızda.
Bülten kaydı yakında açılıyor.
Sıradaki okuma
PUGAT nedir? Avrupa’dan güvenlik, göç ve toplum üzerine Türkçe, Almanca ve İngilizce bağımsız analizler yayımlayan, kâr amacı gütmeyen bir topluluk.
Ana sayfaya git
