Avrupa Birliği Neden Türkiye’den Vazgeçmemeli?
Türkiye ile AB, birbirine kavuşamayan iki âşık gibi. Türkiye üyelik sürecinden uzaklaştı, hukuk devleti geriledi, Rusya’ya yakınlaştı. Yine de yazara göre AB Türkiye’den vazgeçmemeli.
Konu
Türkiye ve Avrupa siyaseti, aşırı sağ, radikalleşme ve toplumsal psikoloji.
Türkiye ile AB, birbirine kavuşamayan iki âşık gibi. Türkiye üyelik sürecinden uzaklaştı, hukuk devleti geriledi, Rusya’ya yakınlaştı. Yine de yazara göre AB Türkiye’den vazgeçmemeli.
Merih Demiral’ın EURO 2024’teki bozkurt işareti Avrupa’yı ikiye böldü. Kurt; Roma’dan Litvanya’ya, Çeçenya’dan İskandinavya’ya pek çok halkın mitolojisinde var. Peki sembol ne zaman manipülasyon aracına dönüşür?
Kimsenin yalan söyleyemediği bir dünya düşünün: Her düşünce anında söyleniyor, kimse kimseden şüphe etmiyor. “Yalanın İcadı” filmi üzerinden yalanın insan ilişkilerindeki yerine bir bakış.
“Canlı teyzem canlı!” Yalan söylemeden de kandırmak mümkün. Aynı kelimeye farklı anlamlar yükleyerek doğrularla nasıl yanıltıldığımızı fıkralar ve skeçler üzerinden anlatan bir yazı.
İnsanlar inanmaya meyillidir; yalancılar da bunu bilir. Eski FBI ajanı John R. Schafer’ın yöntemleriyle günlük hayatta yalanı ve “doğrularla kandırmayı” fark etmenin yolları.
Yalan yalnızca doğrunun zıddı değildir. Bir bakışla, bir kıyafetle, hatta tamamen doğru cümlelerle de aldatılabiliriz. “Yalanın Psikolojisi” dizisinin ilk yazısı yalanın labirentine giriş yapıyor.
Her seçimden sonra Aziz Nesin’in “yüzde 60’ımız aptaldır” sözü dolaşıma girer. Sözün hikâyesi 1982 Anayasası’na uzanıyor; asıl mesele ise korkuyla şekillenen karar verme süreçleri.
The Economist her yıl olduğu gibi 2024 için de dünyanın izleyeceği on gelişmeyi sıraladı: rekor sayıda seçim, Trump ihtimali, Ukrayna, Orta Doğu, çok kutuplu düzensizlik ve yapay zekâ.
Cumhuriyet yüzüncü yaşında. Ama demokrasi, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve azınlık hakları alanındaki karne, kutlamanın sevincine buruk bir yalnızlık katıyor.
Deprem, yoksulluk ve yolsuzluklara rağmen muhalefet 2023 seçimlerini kaybetti. Yazara göre bunun kökleri lider odaklı bir toplum yapısına ve gerçek bir muhalefet geleneğinin eksikliğine uzanıyor.
Cumhuriyetin yüzüncü yılındaki seçimler, hukukun ve demokrasinin politik çıkarlara feda edildiği bir dönemin sonucu olarak tarihe geçecek. Yazara göre umutlar hem iktidardan hem muhalefetten örselenmiş durumda.
Çanakkale’de emir beklemeden inisiyatif alan Mustafa Kemal, savaşın kaderini iki saatte değiştirdi. 6 Şubat depreminde ise saatlerce emir beklendi. Afet yönetiminde inisiyatifin hayati önemi üzerine.
Depremin ilk saatlerinde herkes enkaz altındakiler için dua etti, “siyasetin zamanı değil” dedi. Ama sonra yardım edenler hedef alındı. Deprem ve siyaset ilişkisi üzerine.
Deprem her şeyden önce bir güvenlik sorunu. Her depremden sonra verilen sözler ve toplanan vergiler unutuluyor. Yazara göre tekrar eden ihmal artık ihmal değil, ihanettir.
1970’lerde ülkücü hareket taşradaki dindar gençler arasında hızla yayıldı; komando kampları, sokak çatışmaları ve derin devletle kurulan ilişkiler kanlı bir dönemi besledi.