Sınır Ötesi Suriye Harekâtları (1): Genel Bir Değerlendirme
Şah-Fırat’tan Pençe-Kılıç’a, Türkiye’nin Suriye’deki sınır ötesi harekâtları. Dizinin giriş yazısı harekâtların ortak noktalarını, özellikle zamanlamalarını ele alıyor.
Konu
Bireyin toplum içindeki güvenlik algısı, asayiş, radikalleşme; NATO, terörle mücadele, istihbarat ve hibrit tehditler.
Şah-Fırat’tan Pençe-Kılıç’a, Türkiye’nin Suriye’deki sınır ötesi harekâtları. Dizinin giriş yazısı harekâtların ortak noktalarını, özellikle zamanlamalarını ele alıyor.
Türkiye’nin Suriye politikasındaki parametreler ciddi endişeler doğuruyor: istihbaratın siyasi bir araç olarak kullanılması, cihatçı gruplarla kurulan ilişkiler ve sınır güvenliğindeki zaaflar.
Kardeş Esad’dan Katil Esed’e: Türkiye–Suriye ilişkileri seksenlerden bu yana hiç düz bir çizgide ilerlemedi. Bu bölüm ilişkileri belirleyen parametreleri ele alıyor.
2011’den bu yana süren Suriye savaşında kazanan yok. Arap Baharı’nı yanlış okuyan politikalar, Türkiye’yi kanın durmasına da sınır güvenliğine de katkı sunmayan bir noktaya taşıdı.
2022’de Ankara’dan Esad’la görüşme sinyalleri gelmeye başladı. Aynı dönemde yeni bir sınır ötesi harekâtın hazırlığı da kamuoyu önünde yürütülüyordu.
2012’de Akçakale’ye düşen top mermileri, Patriot füzeleri ve muhaliflere destek iddiaları: Türkiye–Suriye arasında gerilimin tırmandığı dönem.
Arap Baharı’nın Suriye’ye ulaşmasıyla Türkiye–Suriye ilişkileri koptu. 2011–2022 arası, Türkiye’nin bölgede yalnızlaştığı bir dönem oldu.
1998 Adana Mutabakatı ile düzelen ilişkiler, 2002 sonrası “kardeşlik” düzeyine çıktı. Sıfır sorun politikası ve 1 Mart tezkeresi bu yakınlaşmanın zeminini hazırladı.
911 kilometrelik sınır, akrabalık bağları ve kronik krizler: Türkiye–Suriye ilişkileri 2002 öncesinde Hatay, su ve PKK meseleleri etrafında şekillendi.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, BM’nin ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin çatışmaları önlemedeki yetersizliğini yeniden gündeme getirdi. Reform tartışmalarında Papa Franciskus’un çağrısı da öne çıktı.
Milletler Cemiyeti iki dünya savaşı arasında barışı koruyamadı. Ukrayna savaşı, BM’nin de benzer bir kaderi paylaşıp paylaşmayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
İstiklal Caddesi saldırısının ardından asıl sorulması gereken soru: Saldırıya dair istihbarat var mıydı ve varsa hangi tedbirler alındı? Yazar, hesap verebilirlik çağrısı yapıyor.
1995’te öldürülen Albay Rıdvan Özden cinayetinin gölgesi bugünkü siyasete düşüyor. Yazar, bir YouTube söyleşisinden yola çıkarak eski dönemin karanlık hesaplaşmalarını sorguluyor.
Ukrayna savaşı, Çin’in Kuşak-Yol projesinde Rusya’yı dışarıda bırakan Orta Koridor’un önemini artırdı. Bu da Türkiye’yi kritik bir geçiş ülkesi konumuna taşıyor.
İHA’lara entegre edilecek terahertz görüntüleme sistemleri, uzak mesafeden silah ve patlayıcı tespit ederek “masum–tehdit” ayrımını daha doğru yapmayı vaat ediyor.